İskoçyanın güzel şehri Aberdeen’den bildiyorum…
(Belmont Street’ten bir görünüm)
Cumartesi günü Aberdeen’e giriş yaptım ve şu an buraya gelişimin birinci haftası doldu. Bu süre zarfında gözlemlediklerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Öncelikle gerçek bir İskoç aksanı ile konuşana rastlamış değilim. Yani öyle anlamayıp boş boş bir insanın yüzüne bakma tecrübesini yaşayamadım. Bunun sebebi bir hafta boyunca üniversitedeki hocalarla, erasmusa gelen yabancı öğrencilerle vakit geçirmemdi. Sadece BBC İngilizcesi yani öteki bir deyişle İngiliz İngilizcesi hakimdi konuşmalarda.
Fakat ‘iş etiği’ dersindeki hocamın aksanının beni hayli zorlayacağından eminim. Oryantasyon programı yapılırken dikkatimi çeken kimi kelimeler şöyleydi:
GREEN: gıRRin , ır kısmında yoğun bir vurgu var ve ses gırtlaktan çıkıyor
ADVANCE: advans, hiç edvens gibi değil a’lar olduğu gibi okunuyor ve advans diyorlar işte
HERE: hiyaar, evet evet aynen böyle hiyır değil hiyaar 🙂
EASIER: tahmin edin? iisiyaaar
FRIENDS: firenndz
NOT: nat gibi değil not gibi söylüyorlar bunu
MEET: miit gibi uzatılmıyor mit diye kısa kesiliyor
ORGANISATION: organizeyşın değil organayzeyşın şeklinde söylüyorlar
PASSION: peşın değil pAşın
EMBARRASED: embarrısd
Ağzınız farklı farklı şekillere girip bunları söylemeye çalıştığınızı hissedebiliyorum. Ağzınızın yamuk kalmaması için bu kadarla bitiyorum şimdilik.