Motivasyon ve Özdisiplin

Başarıya ulaşabilmek için birçoğumuzun yeteneği var ama başarıyı getirecek motivasyon ve iradesi yok. Başarı için hedefe kitlenmek, odaklanmak, hayal kurmak ve algı yönetimi çok önemli.

Deneyleri ve sonuç analizlerini seven bir şahsiyet olarak burada marşmelov testini gündeme getiriyorum. Şu anda Columbia Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Walter Mischel‘ın yapmış olduğu bu testte denek çocukların (~4 yaş) önüne bir adet şekerleme/kurabiye bırakılıp eğer bir süre (15 dakika) yemeden bekleyebilirlerse 2. şekerleme/kurabiyeyi alıp yiyebilecekleri söyleniyor. Kimi çocuklar bekliyor, kimisi daha gözetmen odadan ayrılır ayrılmaz yiyor, beklerken şarkı söyleyen, ritim tutan, ağzına götürüp sonra yine yerine bırakanlar.. Buyrun izleyebilirsiniz (Orijinal deneyde marşmelov yerine Oreo kurabiye vermişlerdi, bu video bir replika gibi birşey):

Uzmanların dediğine göre 15 dakikanın 3-4 yaşlarındaki çocuklar için çook uzun bir süreymiş. Testin sonucunda dayanamayıp şekeri yiyen çocuklar impulsive yani anlık düşüncelerine göre hareket eden, anlık hazlar peşinde koşan bireylerdir ve bu bireyler okul hayatlarında ve özel yaşamlarında arkadaşlıklarını sürdürmekte ve stresli durumlarla başetmede zorluk çekeceği sonucuna varılmış. Hatta sabredemeyen grubun ileride kilo vermede güçlük, sigara ve uyuşturucu bağımlılığı ile yüksek oranda bağlantı gözlemlenmiş.

Bekleyebilenlerin özdisiplin sahibi oldukları ve sabredemeyen çocuklara kıyasla geleceklerinin daha başarılı olacağı öngörülmüş.

Uzmanlar iradeyi geliştirmenin öğrenilebilir birşey olduğunu ve bunun aslında beynin ön lobunu şekillenmesi esnasında gerçekleştiğini söylüyorlar. Yaş olarak ise 2-5 yaş arasında öğreniliyormuş. Ağaç yaşken eğilir sözünden hareketle çocuklarımızı eğitirken (ergene karı boşaması kolay) “Hayır” ve “yasak” sözcüklerinin anlamını iyi öğretmeli, yasak olan birşeye dayanamayıp 1-2 dk sonra izin verirsek böylece çocuğun eğitiminde ve hayata bakış açısında kavramların altını boşaltan kişilerin biz olduğumuzu kabul etmemiz gerekir..

Walter Mischel’in ağzından konuyu daha kapsamlı dinlemek için:

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

By submitting this form, you accept the Mollom privacy policy.